14 Şub 2016

Avrupa'da Sonbahar; Prag

Viyana'dan sonraki durağımız Prag. Prag'a geçmeden önce Slovakya'nın başkenti Bratislava'ya uğradık. Bratislava'da yaşayan insan görmedik :) Arkadaşım ve bende uyandırdığı his buranın bir film için kurulmuş set olduğuydu. Oldukça düzenli, temiz, mimarisi harika, sessiz bir yer.





Bir sürü ilginç heykel bulunuyor. En ünlüsü ise Cumil Heykeli. Şehrin istilası sonra buranın yeniden yapılandığını anlatan bir heykel. Tüm turistler orada fotoğraf çektirmek için yarışıyor, biz de çektik siz de çekin :) 

Diğer ünlü bir heykel ise Napolyon'un Fransız Konsolosluğuna bir banka dayanmış ve arkası konsolosluğa dönmüş olan heykelidir. Burada Napolyon'un kızdığı için Fransa'ya arka kısmını döndüğü söylentiler arasında :)




Şapkası ile size selam veren Schöne'yle de fotoğraf çektirmeden oradan geçmeyin.















Eski şehirde St Michael's kapısı ve kulesi bulunuyor. Kulenin tam altında Slovakya'yı sıfır noktası olarak alan bir pusula bulunuyor. Pusulada güney ve kuzey kutup mesafeleri ile ilgili bazı hesaplama hatalarının yapıldığı söyleniyor. Ben hesaplayamadım gerçi ama hatalı olduğunu söylediler.

Her şehirde olduğu gibi burada da şehrin katedrali, parlemento binası, tiyatro binası, kale görülmesi gereken yerler arasında.





Bratislava'da en sevdiğim şeylerden birisi de hediyelik eşya dükkanları. Çok minnoş çok farklı hediyelik eşya bulabilirsiniz. Ama orada kalbimi çalan dükkan vintage eşyaların satıldığı yerdi. Aklım hala 1950'li yıllarda zarif bir kadının baloya giderken giydiği (böyle hayal ettim) siyah kadife elbisede kaldı. Almadığım için hala pişmanım :(








Bratislava'dan yaklaşık 2 saat sonra Prag'a vardık. 

Prag'da ilk olarak Aziz Vitus Katedralini gezdik. Yapımı tam 600 yılda tamamlanmış. Zaten mimarisindeki detayları gördüğünüzde bu kadar yıl sürmesine hak veriyorsunuz.


Katedral Prag Kalesi'ne doğru ilerliyorsunuz. Bugün Cumhurbaşkanlığı ofisinin bulunduğu kale tarih boyunca Bohemya ve Roma İmparatorlarının devlet adamlarına ev sahipliği yapmıştır.





Saray'dan çıkıp kale boyunca ilerlediğinizde Prag manzarasını seyredebileceğiniz ve bol bol fotoğraf çekebileceğiniz alana geliyorsunuz.



Merdivenlerden devam ettiğinizde Altın Yola doğru ilerliyorsunuz burada küçük, renkli, tarihi binalar bulunuyor. Aynı tarihi hava ile eski şehir meydanına doğru ilerliyorsunuz. Birbirinden güzel küçük cafelerin bulunduğu dar ve eski sokaklar göreceksiniz.







Eski şehir meydanında en önemli görülecekler yerler Astronomik Saat ve meydanın etrafında bulunan Aziz Niklaus Kilisesi, Eski Belediye Sarayı, Tyn Kilisesi, Jan Hus Anıtı. Özellikle Aziz Niklaus Kilisesi yeşil kubbesi ve barok mimarisi ile Prag simgelerinden biri haline gelmiştir.





Astronomik Saat Prag'daki en ilginç yapılardan bir tanesi. Aksam 9'a kadar her saat başı üzerinde bulunan heykeller insanlara mesaj veriyor. 4 adet heykel bulunuyor, bu heykellerden biri iskelet ve ölümü temsil ediyor. Bir tanesi Yahudi ve cimri insanı temsil ediyor. Osmanlı olan heykel şehveti ve elinde ayna tutan bir figürde kibri temsil ediyor. Saat çalarken 12 havariler de saatin üst kısmında geçiş yapıyorlar. Bu ritüeli izlerken dikkat etmeniz gereken en önemli şey çantalarınıza sahip çıkmaktır :) (Biraz ironi oldu ama )





Meydandan Karl (Charles) Köprüsü'ne doğru yol alacaksınız. bu köprü üzerinde 30'a yakın heykel bulunmaktadır. Bunlardan en ünlüsü Aziz Nepomuk Heykeli'dir. Buraya elinizi sürüp dilek dilediğinizde dileğinizin olacağı konusunda efsane var. Bu efsanenin kaynağı ise Aziz Nepromuk'u Kral Kraliçe'den  kıskanıyor ve köprüden aşağı atıyor. Bu sırada göğe bir çok yıldız yükseliyor. Bu sebeple heykelde yıldızlar bulunmaktadır.

Diğer ünlü heykelde (biz Türkler için) Osmanlı heykeli. Osmanlı gardiyanı zindan kapısında bekliyor ve heykelin üst kısmında bulunan 3 aziz de zindandaki Hristiyan esirleri kurtarmaya çalışıyorlar. (Bayrakları asın)







İlk gün 2 ülke gezince haliyle yorulduk tabi ki. Dinlenmek için seçtiğimiz yer ise Kafka'nın vaktini geçirdiği ve ismini Kafka'dan alan Kafka Cafe. Yeri ise Paris caddesi olarak adlandırılan ve dünyaca ünlü lüks markaların bulunduğu cadde üzerinde, eski meydan tarafından başlayarak soldan 2. sokakta bulunuyor. İsmi "Kafkasnop" olarak geçiyor. Tatlıları ve kahveleri oldukça iyi, dekorasyon güzel ve en önemlisi ise rahat, sakin olması.