17 Şub 2016

Avrupa'da Sonbahar: Prag'ı Gezmeye Devam


Çek Cumhuriyeti'ndeki ikinci günümüze Karlovy Vary'de başladık. Karlovy Vary "James Bond Casino Royal" filminin çekildiği yerlerden birisi. Filmi izlediyseniz, gittiğinizde hatırlarsınız. 







Ayrıca Karlovy Vary International Film Festival'a ev sahipliği yapıyor her sene. İlk olarak dikkatinizi çeken şey ise bazı meydanlarda oraya giden ünlü isimlerin gidiş tarihleri ve isimlerinin yazdığı taşlar.




Karlovy Vary dünyanın en ünlü kaplıcalarından biridir. Orada konaklayan nüfusun yaş ortalaması 65. Otelde kalmak istediğinizde size paketler halinde kürler veriyorlar ve bu paketler minimum 1 haftalık. Kısa süreli konaklama imkanı kısıtlı. Doğası harika, etrafı yemyeşil (biz gittiğimizde turuncuydu) ormanlarla kaplı. 

 

Buranın ilginç keşfedilme hikayesi var; Kral IV. Karl avlanmaya çıkıyor, köpeği avı kovalarken suya düşüyor ve bu suyun kaynar su olduğu görülüyor. Köpeğin düşmüş olduğu bu yer bir bina içerisinde ve su oldukça tazyikli. 









Toplamda 12 sıcak su kaynağı var ve derece derece. Derecelerine göre bir çok çeşme yapılmış ve buralardan içebiliyorsunuz. Çok sıcak olduğu için oraya özgü ibrikli bir bardak yapılmış böylece daha rahat içebiliyorsunuz. Suyun tadı iğrenç. Demir ağırlıklı olduğu için ağzınızda çok iğrenç bir tat bırakıyor. Ben 2 damladan fazla içemedim. 





Atatürk Karlovy Vary'de tedavi görmüş ve kaldığı otelde isminin yazılı olduğu bir tabela var.


Karlovy Vary'de de bir çok hediyelik eşya satan dükkan bulunuyor. Hatta sahibi Türk olan kristal eşyalar ve takılar satan bir dükkan da var. 

Karlovy Vary'de ilginç bir şekilde kağıt helva ünlü. Oldukça ince ve  sıcak. Her tatta bulabiliyorsunuz benim favorim tramisulu ve fındıklı olandı. 

Prag Karlovy Vary arası yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Öğlene doğru Prag'a geri döndük. Charles Köprüsü'nde kaldığımız yerden devam ettik. İlk olarak "Dans Eden Ev" e doğru yol aldık. Charles Köprüsünden şehir merkezine olan tarafa doğru ilerleyip sol tarafa doğru dönüyorsunuz ve 2. köprünün karşısında Dans Eden Evi görebiliyorsunuz. Aslında ev, dans ediyormuş değil de gövdesine darbe almış ve kıvranıyormuş gibi duruyor :) 


Dinlenmek için Vltava Nehri üzerinde bulunan adacıklara gidebilirsiniz. Temiz, düzenli, sakin. Kahvenizi alıp bir bankta ya da nehrin kenarındaki oturma alanlarında oturabilirsiniz. 









Yeterince dinlendikten ve temiz hava aldıktan sonra bir de tekne gezisi yapalım dedik. Bir kaç tane gezi firması var, Her yarım saatte bir turlar düzenleniyor yaklaşık 30 dakika ile 45 dakika arasında değişiyor. Fiyatı 250 çek kronu yani 10 euro ya geliyor. Bu hesaplamalarla orada beynimize yoğun jimnastik yaptırdık. "ıııııı şimdi 1 euro 27 kronsa 90 kron kac türk lirasıdır" (404 brain not found) 

Bu arada konusu gelmişken Çek Cumhuriyet'i Çek Kronu kullanıyor. Oraya gittiğiniz güvenilir bir döviz bürosundan çevirmelisiniz. Hesabınızın kuvvetli olması gerekiyor. 

Tekne turumuza geri dönersek biz akşam saatlerini tercih ettik, nehir üzerine şehrin ışıklarının yansıması büyüleyici bir görüntü yaratıyor. Tekne turu sırasında yapmanız gereken charles köprüsünün altından geçerken dilek dilemek. Bu dilek dileme olayları tamamen uydurma, bugüne kadar hiç birinin tuttuğunu görmedim ama işte gelenek belki bu tutar diye diliyorsunuz işte :) Siz de dileyin sakın atlamayın :)


Akşamları Eski Meydan çok renkli ve hareketli oluyor. Sokak müzisyenlerinin müzikleri renkli dans şovları sürekli devam ediyor. Meydana yakın bir cafe ye oturabilir ve eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.

Prag'a sevgilerle diyerek Prag gezi yazımı burada sonlandırıyorum. Birden bire bitirdim yazıyı :)